İpek Kızım Aslan Oğlum Elele-Bir Cinsel Gelişim ve Eğitim Öyküsü

Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Prof. Dr. Savaş Ayberk Konferans Salonunda 12.04.2019 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı tarafından “İpek Kızım Aslan Oğlum Elele-Bir Cinsel Gelişim ve Eğitim Öyküsü” başlıklı bir konferans programı düzenlendi.

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Çocuk Gelişimi Programı öğretim üyesi Prof. Dr. İsmihan ARTAN’ın konuşmacı olarak yer aldığı konferansa akademisyenler, Kocaeli ili genelinde farklı okullarda görev yapan idareci ve öğretmenler ile çok sayıda öğrenci katıldı.

Konferansına genel gelişim ilkelerinden bahsederek başlayan Artan,  “Sadece ülkemizde değil pek çok ülkede anne babaların çok yakın zamana kadar cinsel eğitim sözcüğünü telaffuz etmekten bile kaçındıkları bilinmektedir. Cinsellikle ilgili konular genelde üstü kapalı geçiştirilir, bazen görmezlikten gelinir, bazen kızgınlıkla, hatta ayıplamayla karşılanır. Pek çok kişi, eğer çocuk ve gençlere cinsel eğitim verilirse, onların cinsel bir yaşama başlayacaklarını ve cinsel eğitimin çocukların masumiyetini bozacağını düşünür. Bazıları da cinsel konular konuşulmadığı zaman cinsel konularla ilgili sorunların da olmayacağını düşünmektedirler. Oysa cinsellikle ilgili sorunların kaynağında doğru zamanda, doğru kişiler tarafından uygun ve tatminkâr bilgi ve cevapların verilmemesi yatmaktadır. Bilgisizlik beraberinde pek çok sorunu getirir ve bu sorunlar, çoğu zaman yaşam boyu kişiyle beraber yaşar.” dedi.

Artan, özellikle de cinsellik gibi içgüdüsel bir konunun çocukluktan itibaren dikkati çektiğini belirterek, “Cinselliği yok sayarak çocuk ve gençleri ondan uzak tutmak mümkün değildir. Görsel ve basılı medyada, ilan panolarında, satın aldığımız pek çok ürünün üzerinde cinsel uyarıcılar ile karşılaşmak mümkündür. Bu uyarıcılar sadece görsel olmayıp aynı zamanda inançları, tutumları, bilgileri de yönlendirebilecek bir şekle sahiptirler. Ne çocuklar, ne de gençler ve yetişkinler bu tür uyarıcılardan tamamen uzak kalamazlar. O halde özellikle cinselliğin ayıp ve tabu sayıldığı toplumlarda cinsel eğitime gereken önem verilmeli; öncelikle anlamı ve önemi konusunda çalışmalar yapılmalı daha sonra ise, her toplumun kendi özelliklerine uygun programlar hazırlanmalıdır.” İfadelerini kullandı.

Etkinlik, soru-cevap ve hediye takdimi ile sona erdi.